Beşiktaş-Olympiakos maçının ardından düzenlenen basın toplantısının sona ermesiyle Beşiktaş Başantrenörü Dušan Alimpijević bana doğru yönelerek, “İngilizce biliyor musun?” diye sordu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken birlikte basın toplantısı odasının kapısına çıktık. O sırada yanımızda bir kulüp personeli ve basın mensubu bir arkadaşım da bulunuyordu. Yüz yüze geldiğimiz sırada Alimpijević, “m*therf*cker” ifadesini kullandı. Bu kelimeyi doğrudan bana mı söylediği, yoksa yaşadığı öfkeyi ifade etmek amacıyla mı kullandığı konusunda kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum. Ancak konuşmanın bağlamı ve yüz yüze olmamız nedeniyle ifadeyi doğal olarak üzerime alındım. Bir sitem veya öfke ifadesi olarak kullanılmış olsa dahi bir basın mensubuyla kurulan iletişimde daha doğru kelimelerin tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ardından soyunma odasını işaret ederek sosyal medya paylaşımlarımda Ante Zizic hakkında yazdıklarımı oyuncunun yüzüne söylememi istedi. Toplu taşımayla eve dönmem gerektiğini ve bu nedenle vaktimin olmadığını belirttim. Kendisine, “Bugün mü paylaştım?” diye sorduğumda, “Genel olarak.” cevabını verdi. Devamında paylaşımlarımın eleştiri değil, provokasyon amacı taşıdığını söyledi. Konuşmanın sonunda, “İçerideki insanların olmadığı bir yerde seninle bire bir görüşeceğim.” şeklinde tehditkâr bir ifade kullandı. Bu sırada saniyelerce parmağını sallayarak konuşmayı sürdürdü. Yaşananlara yaklaşık 15-20 basın mensubu ve kulüp çalışanı şahit oldu. Dušan Alimpijević’e buradaki bazı hesapların yaptığı sosyal medya paylaşımlarını düzenli biçimde aktaran ve bu insanların Alimpijević tarafından nefretle karşılanmasına sebep olan asistan koçlardan biri olduğunu düşünüyorum. Eleştirel paylaşımlara katılmamak başka, bir basın mensubuyla bu üslupla iletişim kurmak başka bir şeydir. Eleştirilerimizde yanlış veya haksız bulduğu noktalar varsa bunları konuşmaya, kendisini dinlemeye ve gerektiğinde yüzleşmeye her zaman hazırım. Fakat bunun yeri tehditkâr ifadeler, hakaret olarak algılanabilecek kelimeler ve fiziksel baskı hissi yaratan tavırlar değildir. Dušan Alimpijević’i uzun yıllardır seven ve destekleyen bir Beşiktaş taraftarıyım. Aynı zamanda görevini yapmaya çalışan bir basın mensubuyum. Üst üste gelen mağlubiyetlerin ardından yaşanan gerginliğin, Beşiktaş için emek veren insanlara bu şekilde yansıtılması beni gerçekten çok üzdü. Takdiri Büyük Beşiktaş taraftarına bırakıyorum. Konuyla ilgili olarak Beşiktaş Jimnastik Kulübüne yazılı ve resmî bir şekilde şikâyetimi bildireceğim. Saygılarımla.
— fatih özen (@fatih_zen) October 28, 2026